DÜŞÜMÜ BULDUM

Bir şeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Bir şeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Savaşan, kaybedebilir. Savaşmayan, çoktan kaybetmiştir…

Ernesto Che Guevara

“Düşünü bulan adam”ı anlatan kitabımı uyumadan önce  bitirmiştim. Kitabı kapatıp düşünmeye başladım. Kitaptaki kahramanın yaşadıkları beni o kadar heyecanlandırmıştı ki, tıpkı onun gibi, düşlediğim hayatımı yaşamak istiyordum. Ancak o zaman bana verilen bu yaşamın tam değerini ortaya koyacak ve yaşam amacımı bulacaktım. Odama gittim ve yatağıma uzandım. Vakit geç olmuştu, uyumak istiyordum ama kafamdaki şu soru peşimi bırakmıyordu:

Acaba benim düşlediğim hayat neye beziyordu? Cevabı bilmiyordum. Ve o gece ‘’Ben de düşümü istiyorum” diyerek uykuya daldım.
Sabah kalktığımda kafam karışıktı.
Düşüm bana nasıl gelecekti? O geldiğinde ben onu tanıyabilecek miydim? Nasıl emin olabilirdim ki!
Ve içsel bir cevap geldi. (Nereye gitmek istediğini bulmak için ne istediğini bilmen gerekiyor!) Aynaya bakarken ve kendime şu soruyu sorarken buldum.

 

Özlem! On yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Verdiğim yanıt öncelikle ne istediğimden çok ne istemediğimle ilgiliydi. Çünkü istemek ve aslında nasıl isteyeceğimiz bize hiç öğretilmemişti.. Madem yanıt alamıyordum, başka bir seçim yapabilirdim. Artık kalan ömrümü alışkanlık haline gelen seçimleri kabullenerek geçirmeyecektim. O gün karar verdim. İstediğim işi yaparak mutlu olacaktım.

Ben Ege Üniversitesi’nden mezun bir peyzaj mimarıyım. Mesleğimi her ne kadar severek yapsam da beni tam olarak temsil eden bir meslek olmadığını da biliyordum ama emin de değildim. Aslında ortaokuldayken stilist olup Mimar Sinan Üniversitesi’ne gideceğimi söyleyip duruyordum. Sanırım yaşım küçük olduğu için pek dikkate alınmadım. Üniversite sınavları yaklaştığında ne tercih edeceğimi bilmiyordum. Matematik bölümünde okuduğum için hangi tercihleri yapacağım aşağı yukarı belliydi. Tercihlerimin arasında peyzaj mimarlığı da vardı. Tek istediğim sınavı kazanmak ve bir meslek sahibi olmaktır. O zamanlar ne olmam gerektiğinin değil de, ne olmak istediğimin daha çok farkında olsaydım bu mesleği seçer miydim, bilmiyorum. Ama o zamanlar zaten seçim yapmak gibi bir şansım olduğunun bile farkında değildim.

“Kader ağlarını örmüş ben de bu yolda kararlı bir şekilde yürümeliyim“ diye düşünüyordum. Asla başka bir şey, düşlemiyordum.

Sabah kendimle yaptığım sohbetten sonra kafamdaki soru işaretinin cevabını verecek bir şeyler, birilerini ararken günler birbirini kovalıyor ve ben halen düşümü arıyordum. O günlerin birinde, bir gün arkadaşım aracılığı ile bir yaşam koçu ile tanıştım. Bir sohbet ortamında konuşmaya başladık. Ona kendimden bahsedip, yaşamıma yeniden bir yön vermek istediğimi ve ne yapacağımı bilemediğimi söylediğimde önce beni dikkatle dinledi, sonra da bana sorular sormaya başladı.

Günlerdir kendime sorduğum ve aradığım cevap, O’nun bana sorduğu sorulara verdiğim cevaplarla netleştiriyordu. Kendime bu güne kadar hiç sormadığım ne kadar da güçlü sorulardı.

‘’ Neydi benim harika yönlerim?’’
‘’ Neleri kolaylıkla hiç zorlanmadan yapıp bir de bundan keyif alıyordum?’’
‘’İnsanlar bana neleri yakıştırıp ve hangi güçlü yanlarımdan bahsediyorlardı’’?

Cevaplarımı bulmaya çalışırken o güne kadar arkadaşlarımın benimle ilgili söyledikleri aklıma geldi.
İyi bir iletişimciydim, insanları dinlemeyi ve deneyimlerimle hayatlarına yeni pencereler açmayı seviyordum. Felsefe, psikoloji ve insan davranışlarına olan merakım, çocukluğumdan beri beni iyi bir gözlemci yapmıştı. Bu var olan olağan yeteneklerimi bir mesleğe dönüştürebilmek için ne yapabilirdim derken cevap geldi. Ben de O’nun gibi bu mesleki eğitimi alıp, kişilerin düş yolculuğunda onların yol arkadaşı olmak istiyordum.( Daha sonraları aldığım koçluk eğitiminde, koçluğun da esas olarak tam da bu olduğunu öğrendim.)

Artık ne istediğimi  biliyor ve bir an önce düşlediğim hayata kavuşmak istiyordum. Tek yapmam gereken hedefime giden yolda emin adımlarla yürümek ve yolda kalmayı başarmaktı. Böylelikle hem yeteneklerimi doğru şekilde kullanacak, hem de mutlu olduğum bir işi yapacaktım.

Ve yola çıktım. (Kendi içimdeki yolculuğa.)

O zaman düşüm için attığım her adımın sonunda aslında kendimi aradığımı ve farklı suretlerde karşıma çıkan her danışanımla yaptığım görüşmelerde gerçek Özlem’i tanımak için onların bana yol arkadaşlığı yaptığını çok daha sonraları öğrenecektim.
Bu yolculuğumda; Yaşam koçluğu, Beden dili eğitimi, NLP Uzmanlığı, Kurumsal koçluk, Holistik-Kuantum koçluk, Aile ve ilişkiler koçluğu, Öğrenci koçluğu, Eğitimcinin Eğitimi gibi eğitimlerle kendimi besledim ve bir çok alanda uzman olma şansına sahip oldum. Şu anda hem bu mesleği kendine uygun gören kişilere koçluk eğitimleri veriyor hem de uzmanlık alanlarımda danışanlarımla çalışmalarıma devam ediyorum.

Şimdi bunları sizlerle paylaşırken bile bir düşümü gerçekleştiriyorum. Düşlerinizi gerçekleştirmek için yola çıkarken önce yüreğinizle inanın ve lütfen kendi istediğiniz için bu düşün içinde olun. O zaman bir mucize olur ve bütün düşler gerçekleşir.

Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz ya da bu düş yolculuğunda hayatınızda sizin için neyin önemli olduğunu bulmak isterseniz ben burada sizi bekliyor olacağım.

Özlem ÖZCAN

Ücretsiz bilgi almanız için sizi arayalım!